Yeni Gümrük Kanunu Taslağı Hakkında Kısa Değerlendirme (2M YGM ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.)

YENİ GÜMRÜK KANUNU TASLAĞI HAKKINDA  KISA DEĞERLENDİRME

Bilindiği gibi Avrupa Birliği üyelik süreci ve Gümrük Birliği yükümlülükleri gereği, AB’nin gümrük mevzuatındaki değişikliklerinin iç mevzuatımıza aktarılması yükümlülüğü gereği AB’nin 2016 yılında yenilemiş olduğu yeni gümrük mevzuatına uyum sağlamaya yönelik çalışmalar Ticaret Bakanlığı nezdinde yürütülmektedir. 

AB’nin yeni Gümrük Kanunu "Birlik Gümrük Kodu” (Union Customs Code) olarak adlandırılmakta olup, 1 Mayıs 2016 tarihi itibariyle AB’de yürürlüğe girmiştir.

Birlik Gümrük Kodu ile gümrük işlemlerinin standartlaştırılması, basitleştirilmesi ve kolaylaştırılması, tüm gümrük işlem ve süreçlerinin tamamen elektronik ortamda yürütülmesinin sağlanması, tüm üye ülkelerin elektronik sistemlerinin uyumlaştırılması, güvenilir firmalara (Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü sahibi firmalar) önemli kolaylıklar getirilmesi ve teminata konu gümrük işlemlerinin genişletilmesi amaçlanmaktadır.

Birlik Gümrük Kodu ile elektronik gümrük sistemlerinin ve tekniklerinin uygulanması için en geç 31 Aralık 2020 tarihini belirlemiş olup söz konusu sistemlerin anılan tarihte AB düzeyinde hazır olması ve tüm AB üyesi ülkelerde uygulamaya başlaması gerekmektedir.

Gümrük Birliğine ilişkin 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı hükümleri uyarınca ve Avrupa Birliği  üyeliğine yönelik müktesebat uyumu çerçevesinde Birlik Gümrük Kodu hükümlerine uyum yükümlülüğümüz nedeniyle, Birlik Gümrük Kodu hükümlerinin ulusal mevzuatımıza yansıtıldığı yeni bir Gümrük Kanunu hazırlanmasına yönelik çalışmalar kapsamında 228 maddeden oluşan yeni  Gümrük Kanunu Taslağı Ticaret Bakanlığınca hazırlanmış ve görüşe açılmıştır.

Görüşe açılan yeni Taslak gözden geçirildiğinde önemli bir kısım düzenlemeler, değişiklikler içerdiği görülmektedir.

YENİ GÜMRÜK KANUNU TASLAĞI İLE GETİRİLEN YENİLİK VE DEĞİŞİKLİKLER

Gümrük Rejimlerinde Yapılan Değişiklikler

Gümrük Rejimlerinin yeni Taslak’ta sadeleştirildiği görülmektedir. Yeni düzenlemeye göre rejimler:

- Serbest dolaşıma giriş rejimi,

- Depolama Rejimleri (Antrepo Rejimi ve Serbest Bölgeler Rejimi)

- Özel rejimler (Geçici İthalat Rejimi ve Nihai Kullanım Rejimi)

- Transit Rejimi

- İhracat Rejimi,

Olarak belirlenmiştir.                                                                                           

Bu düzenlemede dikkat çeken Geçici Depolama Rejimi ve Serbest Bölgelerin bir gümrük rejimi olarak düzenlenmesi öngörülmüş ve bu rejime tabi tutulan eşyaların bu rejimde kalma süresi sınırsız olarak belirlenmiştir. Ayrıca, gümrük idarelerinin serbest bölgelerdeki denetim ve kontrol yetkileri arttırıldığı anlaşılmaktadır.

Yine Taslak’’ta Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi kaldırılarak,  bu rejim kapsamında uygulanan bazı işlemler Dahilde İşleme Rejimi kapsamına alınmıştır.

Dahilde İşleme Rejimi

Dahilde İşleme Rejimi için de önemli değişiklikler yapılmaktadır. Bu kapsamda, Dahilde İşleme ve Hariçte İşleme Rejimleri “İşleme Rejimleri”, iki ayrı başlık altında toplanmıştır. Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi kaldırılarak bu rejim kapsamında uygulanan bazı işlemler Dahilde İşleme Rejimi kapsamına alınmıştır.

Önemli bir diğer değişiklik Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki eşyanın vergilendirilmesine ilişkindir. Dahilde İşleme Rejimindeki vergi yükümlülüğüne dair özel düzenleme kaldırılarak, bu rejim kapsamında işlem görmüş ürünler için bir vergi yükümlülüğü doğması halinde genel kural olarak işlem görmüş ürüne ilişkin vergi yükümlülüğünün başladığı tarihteki vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına göre belirlenecektir (mülga gümrük kontrolü altında işleme rejimindeki vergileme kuralı). Diğer taraftan beyan sahibinin talebi üzerine, ithalat vergileri tutarı, dahilde işleme rejimine tabi tutulan eşyanın bu rejime tabi tutulmasına ilişkin gümrük beyannamesinin tescil edildiği tarihteki tarife sınıflandırması, gümrük kıymeti, miktarı, niteliği ve menşei dikkate alınarak belirlenebilecektir. Yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, dahilde işleme rejimi kapsamında bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, gümrük vergileri, ithal eşyasının dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları göz önünde bulundurularak hesaplanmaktadır.

Elektronik Veri İşleme Tekniği

Yeni Taslağın getirdiği  önemli bir değişiklik yükümlü ve gümrük idareleri arasındaki iletişim ve ilişkinin yöntemlerine ilişkindir. Taslağa göre, gümrük mevzuatı kapsamına giren faaliyette bulunan kişilerin yapacakları beyan, başvuru veya kararlara ilişkin tüm işlemler (bilgilerin depolanması dahil) elektronik veri işleme tekniği yoluyla yapılacaktır. Elektronik veri işleme tekniği Taslakta, elektronik veri değişimi standart mesajlarının gümrük idaresi ile değişimini ve/veya gümrük işlemlerinin tamamlanması için gerekli bilgilerin gümrük idaresinin bilgisayar sistemine girilmesi olarak tanımlanmıştır.

Hali hazırda ülkemizde beyan süreci büyük ölçüde veri işleme tekniği ile yapılmaktadır. Ancak yine de beyanname ve eki belgelerin gümrük idaresine sunulması süreci, başvuru ve karar süreçlerinin tamamına yakını manuel ortamda yürütülmektedir. Tek Pencere Sistemi ile başvuruların hatırı sayılır bir bölümü elektronik ortama taşınmakla beraber başvurulardaki gerekli belgelerin hala manuel olarak işlem yapılması uygulamasına devam edilmesi söz konusudur.

Yeni Gümrük Kanununda tüm bu süreçlerin elektronik veri işleme tekniği ile yapılması esas olarak belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle manuel yürütülen tüm süreçler Kanunun uygulamaya girmesi ve gerekli bilişim altyapısının tamamlanması ile elektronik ortamda yürütülecektir.

Elektronik Tebligat

Yeni Taslak’ta  tebliğ yapılacak vergi yükümlülerine, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği,  Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı,  Bakanlık, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir hükmü ile Elektronik Tebligat Gümrük Kanununda yasal bir zemine oturtulmuştur.

Bilgi Talebi

Yeni Taslak kişilerin gümrük idarelerinden bilgi taleplerine ilişkin olarak önemli bir kısıtlama içermektedir. Kişiler gümrük idarelerinden gümrük mevzuatının uygulanması hakkında bilgi taleplerinin, fiilen tasarlanan bir gümrük işlemine dayanmaması halinde gümrük idarelerinin bilgi talebini reddedebileceği düzenlenmiştir.

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, bilgi taleplerinin fiilen tasarlanan bir gümrük işlemine dayanması şartı yer almamaktadır.

Kararlar

Gümrük Kanunu Taslağı gümrük idaresince alınan kararlara ilişkin olarak da önemli değişiklikler getirmektedir.

Gümrük idarelerine başvurularda idarenin karar verme süreleri uzatılmıştır. Gümrük mevzuatının uygulanmasına ilişkin bir idari karar alınmasının talep edilmesi halinde gümrük idaresi başvuru tarihinden itibaren 60 gün içerisinde karar alacaktır. Ancak, bu süreye uyulmasının mümkün olmaması halinde, sürenin dolmasından önce süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile ek süre de belirtilerek başvuru sahibine bilgi verilecektir. Bu ek süre 30 günü geçemeyecektir. Bu süreler içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılacaktır. Ayrıca karar alma süresi 6 ayı geçemeyecektir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, karar alma süresi 30 gündür ve 6 aylık bir kısıtlama da bulunmamaktadır (mevcut halde idarelere 6 aylık süre sadece bir genelge ile hatırlatılmaktadır).

İtirazlar ve Kararların Askıya Alınması Sistemi

Yeni Taslak itirazlar konusunda önemli yenilikler ve değişiklikler getirmektedir. İtiraz başvurusunun geri çekilebilmesi imkanı getirilmektedir. Yükümlünün itiraz başvurusu neticelenmeden bir dilekçe ile ilgili gümrük idaresine itirazından vazgeçerek uzlaşmak istediğinin bildirilmesi halinde itirazın edilmemiş sayılacağı belirtilmiştir.  4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, itiraz başvurusun geri çekilmesi düzenlenmemiş, itiraz geri çekilmek istenilse dahi itiraz edildiği için uzlaşma hakkı kaybedilmiş olmaktadır.

İdari İtiraz söz konusu olmadan doğrudan dava açabilme imkanı getirilmiştir. Dolayısıyla, kişiler artık mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu 242'nci maddesinde olduğu gibi bir üst makama itiraz ederek karar alınmasını beklemek zorunda kalmayacaklar. Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, itiraz süreci tüketilmeksizin idari yargıda dava açılma imkanı bulunmamaktadır.

Gümrük idaresine yapılan itirazlarda itiraza konu kararın askıya alınması sistemi getirilmiştir. Gümrük idareleri şartların oluşması halinde yürütmeyi durdurabilecek yani itiraza konu kararı askıya alarak bir süre uygulamayacaktır. İtiraza bir vergi ödemesi ile ilgili ise teminat vererek itiraz askıya alınabilecektir. Ancak teminat verilmesi ilgili kişiyi ciddi sıkıntıya sokacak ise ve bu durum belgelenirse teminat istenmeyebilecektir.

Taslakta itirazlar ile ilgili önemli bir diğer değişiklik ise, gümrük idaresince alınan kararların istisnalar hariç doğrudan uygulanabileceğine ilişkin düzenlemedir. Taslak’ın 36. maddesine göre, itiraz başvurusunda bulunulması, itiraz konusu kararın uygulanmasının askıya alınması sonucunu doğurmayacaktır. Diğer taraftan, gümrük idaresi, kararın gümrük mevzuatına aykırı olduğu hususunda esaslı bir neden olması ya da itiraz eden kişi açısından telafisi imkansız bir zararın ortaya çıkabileceği durumlarda, kararın uygulanmasını tamamen veya kısmen askıya alabilecektir. İtiraz, bir vergi ödemesi ile ilgili ise teminat vererek itiraz askıya alınabilecektir. Ancak teminat verilmesi ilgili kişiyi ciddi sıkıntıya sokacak ise ve bu durum belgelenirse teminat istenmeyecektir.

Diğer taraftan, Taslağın 84. maddesine göre, tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı itiraz edilmesi veya idari yargı merciinde dava açılması halinde ödeme süresi kesileceği, 217. maddesinde ise, gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edileceği ve ödeneceği düzenlenmiştir

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, gümrük idaresince düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararları ancak, süresi içinde itiraz başvurusu yapılmaması halinde kesinleşmektedir.

Diğer taraftan, genel karar alma süresi 60 gün olarak belirlenmiş olmakla beraber, itirazlara ilişkin karar alma süresi, mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda olduğu gibi, 30 gün olarak korunmuştur.

Yükümlülerin İzaha Daveti

Avrupa Birliği ülkelerinde “Right to be heard” diye ifade edilen, vergi mevzuatında da “izaha davet” müessesesi ile benzerlik arz eden, kişinin aleyhine bir karar ihtimalinde savunma yapabilmesi imkanı getirilmiştir. Buna göre, başvuru sahibinin aleyhine bir kararın alınmasından önce gümrük idaresi karara ilişkin gerekçeleri ilgili kişiye bildirecek, başvuru 

sahibine, söz konusu bildirimin tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren görüşlerini bildirmesi için bir süre verecektir. Bu süre içinde görüş bildirilmemesi durumunda alınan nihai karar başvuru sahibine bildirilecektir. Böylece firmalar hakkında yanlış veya eksik bilgi ile karar alınması durumları asgariye indirilecektir.

İlgili kişinin talep ettiği durumlar hariç lehte bir kararın kaldırılması, değiştirilmesi veya askıya alınması; kaldırmanın, değişikliğin veya askıya almanın yürürlüğe girdiği anda lehte karara istinaden bir gümrük rejimine tabi tutulmuş ve halen bu gümrük rejimi altında bulunan veya geçici depolanan eşyayı etkilemeyecektir. Bu madde ile, başlamış işlemler için mükellef aleyhine bir sonuç doğuracak düzenlemelerde yaşanan ihtilafların önüne geçilmiş olacaktır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, bu tür bir uygulama bulunmamaktadır.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi ve Menşe Bilgisi

Yeni Taslak’ta bağlayıcı tarife bilgisine ilişkin önemli değişiklikler yapılmıştır. Gümrük idarelerinden alınan Bağlayıcı Tarife Bilgisinin geçerlik süresi 6 yıldan 3 yıla düşürülmüştür.

Diğer taraftan, bağlayıcı tarife bilgisi kararlarının sadece gümrük idaresi için değil, başvuru sahibi için de bağlayıcı olacağı net olarak düzenlenmiştir. Buna göre, bağlayıcı tarife bilgisi kararlarının gümrük idaresini kararın muhatabına karşı, kararın yürürlük tarihinden sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için, ayrıca muhatabını gümrük idaresine karşı, kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren bağlayacağı düzenlenmiştir. 

Menşe bilgisinin geçerliliği konusunda ise taslak Kanun'da herhangi bir değişiklik yoktur ve 4458 sayılı Gümrük Kanununda olduğu gibi 3 yıldır.

Vergi Yükümlüğü Bakımından Zamanaşımı ve Belge Saklama Süresi

Yeni Taslak’ta zamanaşımı konusunda önemli değişiklik yapılmıştır.

Buna göre, hiç alınmadığı veya noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligat, mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıl içinde yapılıyorken, taslakta bu süre, vergi yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden yılbaşından itibaren 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Diğer bir değişle, zamanaşımı süresi beyannamenin tescil tarihine göre 4 yıla kadar çıkabilmektedir. Sürekli ve düzenli gümrük işlemleri yapanlar için bu süre ortalama 3,5 yıla çıkmaktadır.

Normal şartlarda 5 yıl olan bilgi ve belge saklama süresi, hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen vergilere ilişkin tebligat yapıldığı hallerde, bilgi ve belgelerin 5 yıllık süreye ek olarak 3 yıl daha saklanmak zorunda olduğuna ilişkin hüküm ilave edilmiştir. Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre ek vergi ve cezaların tebliğ edildiği dosyalar için ilave 3 yıl belge saklama süresi bulunmamaktadır.

Gümrük Kıymetinde Özel Kriter Uygulaması

Gümrük kıymetine ilişkin olarak Taslaktaki en önemli değişiklik, gümrük idarelerinin, başvuru üzerine, gümrük beyannamesinin tescil edildiği tarihte hesaplanamayan gümrük kıymetine dahil edilmesi gereken tutarların özel kriterlere göre belirlenmesine izin verebilmesidir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda bu tür bir hüküm bulunmamakla beraber, ithalat anında belli olmayan kıymet unsurlarının sonradan beyanına imkan veren “İstisnai Kıymetle Beyan” uygulaması, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 üncü maddesi çerçevesinde yürütülmektedir. 

Teminatlar

Yeni Taslak’ta Teminat sistemi, Ortak Transit Sözleşmesi hükümleri ve yetkilendirilmiş yükümlü ile ilgili düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmiş ve kefil uygulaması getirilmiştir.  Zorunlu teminat ve İhtiyari teminat sistemi ayrımı yapılarak,  İhtiyari teminat uygulaması getirilmiştir. Teminat verilmesinin ihtiyari olduğu hallerde, gümrük idareleri ithalat veya ihracat vergilerinin belirlenen süre içinde ödenmeyeceğini öngörüyorsa teminat verilmesini isteyebilecektir. Hali hazırda, yürürlükteki Gümrük Kanunu’na göre teminat aranacak haller belirli olup, ihtiyari teminat uygulaması bulunmamaktadır.

Ayrıca kabul edilebilecek teminatlar olarak;  Kefil taahhütnamesi ve İthalat veya ihracat vergilerinin ödeneceğine dair eşdeğer güvence sağlayan ve yönetmelikle belirlenen başka bir teminatın teminat olarak kabul edilebileceği hükmü getirilmiştir.

Hali hazırda sadece Transit Rejiminde kullanılan Kapsamlı Teminat, İndirimli Kapsamlı Teminat ve Teminattan Vazgeçme uygulamaları diğer teminat gerektiren rejimlerde ve geçici depolama işlemlerinde de kullanılabilecektir.

Mevcut uygulamada gümrük idaresine verilecek teminatlar %20 fazlasıyla hesaplanmakta iken Tasarıda %20 fazlalık ibaresi kaldırılmıştır. Diğer bir ifadeyle, teminat ithalat vergilerini karşılayacak kadar hesaplanacaktır.

1000 EUR’u geçmeyen vergiler için teminat alınmaması konusunda gümrük idareleri yetkili kılınmıştır. Yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ise bu tür bir alt sınır bulunmamaktadır.

Tercihsiz Menşe

Bilindiği üzere, mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki menşe düzenlemeleri Avrupa Birliğinin (mülga) Topluluk Gümrük Kodu ile aynı hükümleri içermektedir. Diğer taraftan AB'nin yeni "Birlik Gümrük Kodu" yayımlanmış olup, anılan Kodun uygulamasına dair AB Yönetmelikleri de yayımlanarak AB'de yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmelikler tercihsiz menşe kurallarına ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir.

Bu kapsamda, birden çok ülkede işlem gören eşyadaki en son esaslı işlem ve işçilik kuralı ilgili Yönetmelik ekinde düzenlenen liste kuralları (tekstil ürünleri dışındaki ürünler için de eşya bazında kurallar oluşturulmuştur) ile düzenlenmiş olup, söz konusu liste kuralları kapsamında en son esaslı işlem ve işçilik çerçevesinde eşyanın tercihsiz menşeinin objektif ve net olarak tespit edilebilmesi mümkün hale getirilmiştir.

Yeni Gümrük Kanununda tercihli ve tercihsiz menşe kurallarına ilişkin düzenlemeler Avrupa Birliği'nin Birlik Gümrük Kodu ile aynı hükümleri içermekte olup, Yeni Gümrük Kanununun uygulamasına ilişkin ileride yayımlanacak Gümrük Yönetmeliğinde AB düzenlemelerine uygun olarak eşyanın tercihsiz menşeinin tespiti için eşya bazındaki en son esaslı işlem ve işçilik kurallarının net olarak yayımlanması beklenmektedir.

Giriş Özet Beyanının Verilmesi

Yeni taslaktaGiriş özet beyanı taşıyıcı tarafından verilebileceği kayıt altına alınmakla beraber  Giriş Özet Beyanı, taşıyıcı yerine; İthalatçı veya alıcı ya da taşıyıcının adına veya hesabına hareket ettiği diğer bir kişi, Eşyayı giriş gümrük idaresine sunabilen veya sunulmasını sağlayan kişi tarafından da verilebileceği düzenlenmiştir.

Mevcut Gümrük Kanununa göre Özet beyan eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren veya eşyanın gümrük bölgesine taşıma sorumluluğunu üstlenen kişi tarafından verilmektedir.

Yeni Taslak’ ta Giriş gümrük idaresine gerekli bilgilerin derhal iletilebildiği veya elektronik ortamda erişiminin sağlandığı hallerde, giriş özet beyanının giriş gümrük idaresinden başka bir gümrük idaresine verilmesine izin verilebileceği ve Giriş özet beyanının verilme süreleri ile giriş gümrük idaresinden başka bir gümrük idaresine verilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Giriş Özet Beyanında Değişiklik Yapılması Ve İptali

Başvuru üzerine, giriş özet beyanının verilmesinden sonra bir veya daha fazla bilginin değiştirilmesine gümrük idarelerince izin verilebileceği,

Ancak;Giriş özet beyanı veren kişiye eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,Bir veya daha fazla bilginin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,Eşyanın gümrüğe sunulmasından,sonra giriş özet beyanında değişiklik yapılamasına izin verilemeyeceği,Giriş özet beyanı verilen eşya Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmediğinde, gümrük idareleri, giriş özet beyanını, beyan sahibinin başvurusu üzerine veya verildiği tarihten itibaren iki yüz gün içinde işlem görmemesi halinde iptal edileceği hüküm altına alınmaktadır.

Giriş Özet Beyanı Yerine Verilen Beyanlar 

Yeni Gümrük Kanunu taslağına göre gümrük idaresi, giriş özet beyanı verilmesi için belirlenen süre sona ermeden önce gümrük beyanı verilen eşya için giriş özet beyanı verilmesini istemeyebileceği ve bu durumda gümrük beyanı, giriş özet beyanında bulunması gerekli asgari bilgileri içerir ve 131 inci madde hükümleri uyarınca tescil edilinceye kadar giriş özet beyanı hükmünde olacağı, 

Ayrıca; gümrük idaresi, giriş özet beyanı verilmesi için belirlenen süre sona ermeden önce geçici depolama beyanı verilen eşya için giriş özet beyanı verilmesini istemeyebileceği, Bu durumda geçici depolama beyanı, giriş özet beyanında bulunması gerekli asgari bilgileri içerir ve beyan edilen eşya gümrüğe sunuluncaya kadar giriş özet beyanı hükmünde olacağı biçiminde düzenleme mevcuttur.

Geçici Depolama Süresi

Yeni Gümrük Kanunu Taslağında geçici depolama yerlerindeki bekleme süresine ilişkin önemli değişiklikler yapılmıştır.

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanununda geçici depolanan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın gümrük işlemlerinin denizyolu getirilmiş eşya için 45 gün, diğer yollarla gelen eşya için 20 gün içinde tamamlanması gerekmektedir. Taslağa göre ise, geçici depolanan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması veya yeniden ihraç edilmesine ilişkin işlemlerin eşyanın gümrüğe sunulduğu tarihten itibaren 90 gün içinde tamamlanması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Diğer bir değişle, 20 ve 45 günlük süre ayrımı kaldırılmış ve tüm yollarla gelen eşya için bu süre 90 güne çıkarılmıştır.

Geçici Depolama Beyanı

Yeni Taslak’ta tanım olarak Geçici depolama beyanı “ Eşyanın geçici olarak depolandığının belirlenen usul ve esaslara uygun olarak bildirilmesini” biçiminde yeni bir tanım ve beyan usulü getirilmiştir.

Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen Eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren, Türkiye Gümrük Bölgesine getiren kişinin adına veya hesabına hareket ettiği, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmesinden sonra taşıma sorumluluğunu üstlenen, kişilerden biri ya da Eşyayı gecikmeksizin bir gümrük rejimine tabi tutacak olan, Depolama tesisi işletme izni olan veya serbest bölgede faaliyette bulunan, kişilerden biri tarafından eşya gümrüğe sunulduğu anda verileceği, Geçici depolama beyanının ise, Geçici depolama beyanı için gerekli ilave bilgileri de içeren bir giriş özet beyanı ile ilişkilendirme yoluyla veya Geçici depolama beyan bilgilerini de içeren ve bir giriş özet beyanı ile ilişkilendirilen manifesto veya başka bir taşıma belgesi ile de yapılabileceği anlaşılmaktadır.

Aynı zamanda Taslak’ta Geçici depolama beyanının varış bildirimi veya eşyanın gümrüğe sunulması içinde kullanılabilmesine imkan veren düzenleme mevcuttur.

4458 sayılı Gümrük Kanununa göre, geçici depolama beyanı uygulaması bulunmamakta, geçici depolama yerine giriş kayıtları ambarda görevli gümrük memurlarınca yapılmaktadır.

Antrepoda İşleme

Yeni Gümrük Kanunu Taslağına göre, gümrük idareleri, eşyanın dahilde işleme veya nihai kullanım rejimleri kapsamında, bu rejimlerde belirtilen koşullara tabi olarak gümrük antrepolarında işlenmesine izin verebilecektir.

Yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ise bu tür bir imkan bulunmamaktadır.

Eşdeğer Eşya

Yeni Gümrük Kanunu Taslağı, “eşdeğer eşya”, gümrük antrepo, serbest bölgeler, nihai kullanım ve bir işleme rejimi kapsamında da kullanılabilecektir. Halihazırda, yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, eşdeğer eşya sadece dahilde işleme rejiminde kullanılmaktadır.

Taslakta, eşdeğer eşyanın kullanımına; işlem görmüş ürünlerin üretiminde, Türkiye’nin serbest Ticaret anlaşmaları (STA’lar) kapsamında ithalat vergileri için geri ödeme veya muafiyet yasağı uygulanan “menşeli olmayan” eşya kullanıldığı, veya Gümrük Birliği kapsamında işlem görmüş ürünlerin üretiminde, serbest dolaşımda bulunmayan eşya kullanıldığı durumlarda izin verilmeyeceği düzenlenmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda bu tür kısıtlama bulunmayıp, bu şekilde eşdeğer eşya ithalatı yapıldığı takdirde, Dahilde İşleme Rejim Kararı çerçevesinde TEV ödenmektedir.

Elleçleme

Etiketleme ve kullanım kılavuzu ekleme işlemleri elleçleme tanımına eklenmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda elleçleme tanımı etiketleme işlemini içermemekle beraber, Gümrük Yönetmeliği ekinde yer alan elleçleme faaliyetleri listesinde etiketleme işlemi yer almakla ancak, kullanım kılavuzu koyma işlemi yer almamaktadır. 

Serbest Bölgeler, Serbest Bölgedeki Tesis ve Faaliyetler

Serbest Bölgeler, Yeni Gümrük Kanun Taslağı’nda bir Gümrük Rejimi olarak öngörülmüş ve gümrük idarelerinin serbest bölgelerdeki denetim ve kontrol yetkileri arttırılmıştır. Tesis inşası dahil birçok konuda izin yetkisi gümrük idarelerine ait olacaktır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda serbest bölgeye alınması bir gümrük rejimi olarak tanımlanmamıştır. Ayrıca, serbest bölgelerde tesis inşası gibi izinler Serbest Bölgeler Kanunu çerçevesinde (gümrük idaresinin iznine tabi olmadan) yürütülmektedir. 

Geçici İthalat

Eşyanın Geçici İthalat Rejimi altında kalma süresinin 10 yıla kadar uzatılabileceği hükmü getirilmiştir. 

Hali hazırda 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda bu süre azami 24 ay olarak belirlenmiştir.

Ertelenmiş Ödeme

Yeni Gümrük Kanunu Taslağındaki en önemli basitleştirme “Ertelenmiş ödeme” imkanıdır. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) tanınan kişilere ait eşyanın ithalat vergileri teminat alınması kaydıyla eşyanın gümrük işlemleri sırasında değil 30 gün içerisinde tebliğ edilebilecektir. Yani bu kişiler için vergi ödeme ertelemesi hükmü getirilmiştir. Ertelenmiş ödemede gecikme faizi veya tecil faizi söz konusu olmayacaktır. 

4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, ertelenmiş ödeme imkanı olmayıp, vergiler ödenmeden eşya serbest bırakılmamaktadır.

Merkezi Gümrükleme

Kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden birisi de “merkezi gümrükleme” sisteminin öngörülmesidir. Gümrük idareleri, YYS’lerin başvurusu üzerine gümrük beyannamesinin, eşyanın sunulduğu gümrük idaresi yerine bu kişinin yerleşik olduğu yerdeki gümrük idaresine verilmesine izin verebilecektir. Vergi uygulamalarına benzer şekilde büyük ekonomik operatörlerin tüm gümrük işlemlerini tek yerden yapabilmesi mümkün olabilecektir.                                                                                                                                  4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, eşyanın sunulduğu gümrük idaresi dışında bir gümrük idaresine gümrük beyannamesinin verilmesi mümkün değildir. 

Kayıt Yoluyla Beyan

YYS’lere ayrıca, “kayıt yoluyla beyan” hakkı Kanun’da yer almıştır. Buna göre eşya beyan sahibinin kayıtlarına girdiği anda serbest bırakılmış sayılacaktır. Eşyanın ayrıca gümrüğe sunulması söz konusu olmayacaktır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre, kayıt yoluyla beyan basitleştirmesi yer almakla beraber, alt düzenlemeleri yapılmadığı için uygulanmamaktadır. 

Öz Değerlendirme 

Gümrük Kanununa “Öz Değerlendirme” adı altında yeni bir uygulama eklenmiştir. Buna göre gümrük idareleri başvuru üzerine, gümrük idaresince yapılması gereken belirli gümrük işlemlerini yerine getirmek, ödenecek gümrük vergilerini belirlemek ve gümrük gözetiminde belirli kontrolleri gerçekleştirmek üzere YYS’lere izin verebilecektir.

4458 sayılı Gümrük Kanununda bu tür bir basitleştirme yer almamaktadır.

Karşılıklı Tanıma

Türkiye dışında yerleşik olup, denkliği Bakanlıkça kabul edilen YYS’lere karşılıklılık esasına bağlı olarak Türkiye içinde belgenin sağladığı kolaylıklardan yararlanma hakkı tanınmıştır. Karşılıklılık esası çerçevesinde Türkiye’deki YYS’ler da yabancı ülkelerde aynı haklara sahip olarak işlem yapabileceklerdir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda bu tür bir hüküm bulunmamakla beraber, Güney Kore ile yapılan Karşılıklı Tanıma Anlaşması çerçevesinde, sadece Güney Kore ile uygulanmaktadır. 

Tasfiye

Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile, eşyanın tasfiyesinde, eşyanın CIF değerinin %1’i kadar ödeme talebinde bulunan kişinin süresi içinde bu ödemeyi yapmaması halinde yeni bir başvuru hakkı daha verilmiş, ancak ikinci kez yararlanabilmek için CIF değerinin %10’u oranında bir tutar ödenmesi gerektiği ifade edilmektedir. 

Mevcut Gümrük Kanununa göre, ikinci kez başvuru imkanı bulunmamaktadır. 

Gümrük Müşavirliği Sistemi

Gümrük Müşavirliği tüzel kişiliği ve ortaklığı konusunda yetki ve sorumluluklar konusunda önemli değişiklikler öngörülmüştür. Gümrük Müşavirleri hakkında hangi fiillerin disiplin cezalarına konu oluştuğu konusunda tanımlar yapılmıştır. 4458 sayılı Kanunda gümrük müşavirlerine verilecek disiplin cezaları sayılmış ve genel bir tanımlama yapılmıştı. Ancak disiplin cezalarına konu fiillerin neler olduğu sayılmamıştı. Bu durum hukuki bir boşluk yaratıyordu. Bu düzenleme ile belirtilen boşluğun doldurulmuş olduğu değerlendirilmektedir

İdari Para Cezaları

Yeni Gümrük Kanununda bazı iyileştirmelere rağmen, idari para cezalarının büyük ölçüde 4458 sayılı Gümrük Kanunu'ndan aynen aktarıldığı görülmektedir.

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunun 234. maddesinde yer alan, tarife, kıymet, miktar farkları kaynaklı cezalar artık ayrı ayrı düzenlenmemiş olup, ithalat vergileri arasındaki fark % 5’i aştığı takdirde ve satış birimine göre miktar itibarıyla % 5’i geçmeyen durumlardaki farklı müeyyide uygulamaları kaldırılmıştır. 

Hali hazırda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234 üncü maddesinde miktar itibarıyla %5’i geçmeyen bir fark ile maddi hesap hatasından doğan noksan kıymet beyanlarında, 3 katı yerine, vergi farkının yarısı tutarında para cezası alınmaktadır.

Vergi farkının laboratuvar tahlili sonrasında ortaya çıkması durumunda ceza (3 kat olan), vergi farkının bir katı kadar uygulanacaktır. Yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda vergi farkı gümrük laboratuvar tahlili sonrası belirlense dahi vergi farkının 3 katı ceza uygulanmaktadır.

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu 238. maddesine yer alan dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olarak kesilen idari para cezasının eşyanın tespiti halinde gümrük vergileri tutarının iki katı oranında para cezasına dönüşmesi durumu geçici ithalat rejimi için de artık geçerli olacaktır. Halihazırda, yürürlükteki 4458 sayılı Gümrük Kanununda, sadece dahilde işleme rejimi kapsamında eşyanın tespit edilebilir olması halinde vergi tutarının iki katı ceza uygulanmakta olup, geçici ithalat kapsamındaki eşyanın gümrük idaresince tespit edilmesinin mümkün olması halinde dahi, gümrüklenmiş değer cezası uygulanmaktadır.

Mevcut Kanunda sadece kıymet ihtilaflarında uygulanan pişmanlıkla beyan indirimi (ceza tutarının %15’i), ithali yasak veya izne tabi eşyaya ilişkin cezalara da getirilmiştir.

Belirgin şekilde farklı cinste eşyaya ilişkin cezalarda vergi farkı ve izne tabi olup olmamasına göre farklı cezalar getirilmiştir. Buna göre, sadece karayolu ile transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın kontrol sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti halinde, farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı; farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar para cezası verileceği düzenlenmiştir.

Benzer düzenleme antrepoda belirgin şekilde farklı cinste eşyanın tespiti için de yapılmıştır. Ayrıca bu durumlarda mülkiyetin kamuya geçirilmesi müeyyidesi de kaldırılmıştır.

Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki tutarı 130 TL olan usulsüzlük cezası Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile 100 TL’ olarak belirlenmiştir.

Yanlış İzahatta Ceza Uygulanmaması

Yeni Gümrük Kanununun getirdiği bir diğer önemli değişiklik de gümrük idaresinin yapılan yanlış izahatlardaki ceza uygulamasına ilişkindir.

Yükümlülere gümrük idareleri tarafından verilen yanlış izahatlar neticesinde vergi kaybı oluşması halinde sadece vergi alınacak olup, ceza uygulanmayacaktır. Hali hazırda, yürürlükteki Gümrük Kanununda bu tür bir düzenleme olmadığından, yanlış izahata dayalı durumlarda dahi ceza tatbik edilmektedir.

Taslakta, cezalar ile ilgili genel açıklamalar bölümünde, yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve genelgeler hariç olmak üzere, bir hükmün uygulanması hususunda gümrük idaresinin genel tebliğ veya genelgede değişiklik yapmak suretiyle görüş değiştirmesi veya gümrük idaresi tarafından yükümlüye yazılı olarak hatalı izahat verilmiş olması halinde bu kısım hükümlerine göre para cezası ve faiz uygulanmaz hükmüne yer verilmiştir.

SONUÇ

Yeni Gümrük Kanunu ile getirilecek yeni basitleştirmelerin özellikle ticaret erbabı için maliyetleri azaltacağı ve gümrük işlemlerinin daha öngörülebilir olmasını sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Özellikle bilgi teknolojilerine dayanan gümrük işlemleri ve kontrollerinin işlemleri hızlandıracağı ve uluslararası ticari faaliyetleri artırarak, küresel olarak komşu ve diğer ülkeler ile entegrasyonu geliştireceği düşünülmektedir.

Gümrük idarelerinin denetim fonksiyonundan ziyade gözetim fonksiyonunu ön plana çıkaran bir anlayışa sahip olduğu değerlendirilen söz konusu Taslağın uluslararası ticaretin akışında gümrük idarelerinin eşyanın mutat akışını durdurmadan gerekli denetimleri yaptığı, gümrük işlemleri dolayısıyla ortaya çıkabilecek öngörülmeyen risklerin ve envanter maliyetlerinin asgariye indirildiği bir yaklaşıma sahip olduğu düşünülmektedir. 

Birlik Gümrük Kodu ile uyumlu olarak Yeni Gümrük Kanunu ile getirilecek yeni uygulamaların ve basitleştirmelerin temel itibarıyla Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası sahipleri için getirileceği anlaşılmaktadır. Özellikle merkezi gümrükleme, öz değerlendirme, ertelenmiş ödeme, teminatta indirim, geçici depolama yerleri arasında eşya naklinin transit rejimine tabi tutulmadan yapılabilmesi, kapsamlı teminatta indirim, kayıt yoluyla beyan, eşyanın gümrük idaresine sunulması şartına istisna getirilmesi gibi basitleştirmelerden istifade edebilmek için yetkilendirilmiş ekonomik operatör olmak gerekmektedir.

Yeni Gümrük Kanunu Taslağındaki cezalar ile ilgili bölümleri esas itibariyle tamamen milli hükümler olup, bazı iyileştirmelere rağmen, büyük ölücüde hali hazırdaki 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki ceza hükümlerinin korunduğu görülmektedir. Anılan ceza hükümlerinin Taslağın temel prensiplerine ve ruhuna uygun olarak, yıkıcı olmaktan ziyade caydırıcı seviyelere çekilmesinin uygun olacağı, bu kapsamda ilgili tüm sektör ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerini Ticaret Bakanlığı ile paylaşmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

(Çalışmamızda Taslağın incelenmesi ve literatürün araştırılması yanı sıra Sayın Barış DEMİREL’in 20.02.2019 günlü Yeni Gümrük Kanunu Taslağı Neler Getiriyor? İsimli çalışmasından yararlanılmıştır.)

Tüm Haberler